BIMden Sonra Bizi Ne Bekliyor

199

BIM genellikle bir teknoloji, otomasyon veya belirli bir yazılım olarak algılansa da aslında yapı bilgi modeli üreten bir süreç olduğu konuyla ilgili olanlar tarafından artık bilinmektedir. 

Basit bir ifadeyle BIM, bir binanın fiziksel ve fonksiyonel özelliklerinin dijital bir temsili olup karmaşık tasarım problemlerinin çözümü için birçok araç sunmakta; ortaya çıkan 3D modeli 2D çizime bağlayarak mimar ve mühendislere daha etkili bir şekilde tasarım yapma konusunda yardımcı olmaktadır.

BIM bina tasarımını nasıl etkiledi?

Ekiplerin aynı anda tek bir model üzerinde çalışmasına olanak tanıyan Revit Yazılımı, Autodesk tarafından tanıtıldığı 2004 yılından itibaren İnşaat sektörünün 3D modelleme ve BIM konusundaki temel taşlarından birisi oldu. Bunun yanında BIM360’ta bulut tabanlı model barındırmanın geliştirilmesiyle, dünya genelindeki proje ekipleri artık tek bir platformda birlikte çalışabilir hale geldi. BIM360 gibi müşterek veri ortamları (CDE) BIM verilerinin paylaşımındaki anlaşmazlıkları azaltırken, proje hedeflerinin ve güncel proje durumunun anlaşılabilmesi için ekipler arası ve diğer proje ortakları arasındaki iletişimin önemini de ortaya çıkardı.

Modelleme yazılımları, gelişen bilgisayar teknolojisi ve bulut teknolojisi BIM sürecini hızlandıran faktörler oldu. Bu teknolojiler aynı zamanda sonlu eleman modelleme, akışkanlar dinamiği, enerji modelleme, gün ışığı çalışmaları ve inşaat sıralaması dahil olmak üzere 3D modellerden yararlanan gelişmiş analizleri de mümkün kıldı.

Sırada ne var?

Son 10 yılın 3D’ye geçme ve iş akışlarını otomatikleştirme ile ilgili olduğu kabul edilirse, önümüzdeki 10 yılın ortaya çıkacak yeni sorunları çözmek için bu süreci uygulamak, veriye dayalı çalışmak ve tedarik zincirini entegre etmekle ilgili olacağı söylenebilir.

İnşaat sektöründe faaliyet gösteren firmaların, değişen beceri gerekliliklerine ve ortaya çıkan sorunları çözmek için yeni ortaklıklar geliştirilmesine odaklanması gerekecek. Önümüzdeki yıllarda, tasarım çıktılarının fiziksel çizimlerden uzaklaşacağını ve özellikle ISO 19650 benimsedikçe BIM’e doğru kayacağını öngörebiliriz.

Dijital dönüşüm

Fiziksel çizimlerin belediye yetkililerine ve bina sahiplerine iletilmesi, yakın zamanda Autodesk tarafından satın alınan Pyle gibi araçlar aracılığıyla elektronik çizimler olarak gerçekleştirilecektir.

Elektronik devir teslimiyle birlikte, çıktıların dijital olarak imzalanması söz konusu olacaktır. Dijital imza araçları kullanılarak gerçekleşecek bu değişim ile lisanslı profesyoneller ve kurullar üzerinde dijital çıktıların “damgalanması” riskinin nasıl yönetileceğini anlamaları için baskı oluşturacaktır.

Yeni zorlukları ele almak

Genişleyen paydaş grupları ve büyüyen analitik araç seti, inşaat sektörü profesyonellerinin proje konseptinden tesis yönetimine kadar ortaya çıkan bir dizi zorlukları ele almasını gerektirir.

Binalar, deneyimi bina sakinlerine uyarlamak için kullanılan daha fazla teknolojiye ev sahipliği yaptıkça, özellikle veri güvenliği ve mahremiyet çerçevesinde yeni riskler ortaya çıkacaktır. Modern bina teknolojisinin, önemli kritik altyapıyı kontrol eden denetleyici kontrol ve veri toplama sistemlerini (SCADA) tehdit eden güvenlik sorunlarını ele alması ve inşaat firmalarının verilerini nasıl yöneteceklerini ve ilgili riskleri nasıl azaltacaklarını öğrenmeleri gerekecektir.

BIM yazılımına geçiş, tasarım firmalarının iş süreçlerini değiştirmiş, iş akış sürecinde verimlilik sağlamış olmakla birlikte henüz BIM’in tüm çıktılarını gerçekleştirebilmiş değiliz.

BIM360 gibi ortak veri ortamları, merkezi proje bilgisine ve geliştirilmiş tasarım koordinasyonuna imkan tanımış, aynı zamanda yeni gereksinimler de ortaya çıkarmıştır. Bu gereksinimlere yanıt vermek, tasarımcılara yeni sorunları çözmek noktasında tasarım yeteneklerinden ve gelişen teknolojiden yararlanma fırsatı sağlayacaktır. BIM, yeniliği teşvik ederek ve teknik yetenekleri geliştirerek tasarım ve inşaat şirketlerinin, giderek belirsizleşen bir dünyada ortaya çıkan ihtiyaçlara yanıt vermelerini kolaylaştıracaktır.

Dr Kristopher Dane

Kaynak